Hayatı

Kasım 6, 2016

Hazret-i Mevlânâ’nm Vecd ile Semâ‘ı

Şeyh Selâhaddin’in, Mevlânâ ile tanışması tâ Seyyid Burhâneddin’in manevî terbiyesi altına girdiği tarihte başlar; fakat bütün sevgilerden tamamen vaz geçip Mevlânâ’ya manen bağlanmasına ve vakitlerini onun sohbetlerine hasretmesine sebep şu hâdisedir: “Mevlânâ bir gün Şeyh Selâhaddin’in Kuyumcular çarşısındaki dükkânının önünden geçmektedir, içerde varak yapmak için çekiçle altın döğmekte olan Kuyumcu Şeyh Selâhaddin ve çıraklarının çekiç […]

Hayatı

Hazret-i Mevlânâ’nın, Şeyh Selâhaddin Hazretleri’ni Kendisine Hemdem ve Halife Seçmesi

Mevlânâ, son Şam seyahatinde, mânâ yönünden Şems’i ay gibi kendinde gördükten sonra, onu aramaktan vaz geçti ve kendisine Şeyh Selâhaddin’i dost ve hemdem olarak seçti. Mevlânâ, Şems’e duyduğu muhabbet ve gönül bağlılığının aynısını Şeyh Selâhaddin’e de gösterdi ve bu zat ile sükun buldu. Mevlânâ, Allah’ın cemâl tecellileri içinde ruhen manevî bir âlemde yaşadığından, müridlerinin irşadıyla […]

Hayatı

Şeyh Selâhaddin Hazretleri’nin Olgunluğu

Mevlânâ’nm, Şems ile dostluğunu çekemeyenler bu sefer de Mevlânâ’nm Şeyh Selâhaddin’e gösterdiği yakınlığa haset etmeye başladılar. Şeyh Selâhaddin’i, ümmîdir diye, yüksek irşad makamına lâyık görmüyorlardı. Şems’e yaptıkları gibi küstahlığa kalkıştılar. Kendisine kötü düşünce ile bakan bahtsız zavallılara Şeyh Selâhaddin : “Mevlânâ, beni yalnızca herkesten üstün tuttu da bu yüzden inciniyorsunuz. Bilmiyorsunuz ki, benim apaçık bir […]

Hayatı

Çelebi Hüsâmeddin Hazretleri

Çelebi Hüsâmeddin, vaktiyle Konya’ya göçmüş bir soylu ailedendir ve doğum yeri Konya’dır (1225). Çelebi lâkabını kendisine veren Mevlânâ’dır. Gençliğinin ilk yıllarında, Ahilerin şeyhi olan babasını kaybeden Çelebi Hüsâmeddin, zamanının bütün ulu kişileri ve şeyhlerinden yakın alâka ve himaye gördüğü hâlde, bütün hizmetkârları ve arkadaşlarıyla, Mevlânâ’nm hizmetini seçmiştir. Böylece Mevlânâ’nm terbiyesinde yetişip olgunlaşmış, kâmil insan olmuştur.

Hayatı

Hazret-i Mevlânâ’nın Çelebi Hüsâmeddin’i Kendisine Hemdem ve Halîfe Seçmesi

Mevlânâ, Şeyh Selâhaddin’den sonra kendisine hemdem ve halife olarak Çelebi Hüsâmeddin’i seçti ve dostlarına şöyle dedi: “Ona baş eğin, önünde acizcesine kanatlarınızı yere gerin! Bütün buyruklarını yerine getirin; sevgisini canınızın tâ içine ekin. O rahmet mâdenidir, Allah nurudur.” Mevlânâ’nm bu buyruğu üzerine, bütün dostlar ona itaat ettiler. Sultan Veled’in diliyle: “Bütün dostlar, onun lütuf suyuna […]

Hayatı

Çelebi Hüsâmeddin Hazretleri’nin Değeri

Mevlânâ, ancak Çelebi Hüsâmeddin’in bulunduğu mecliste rahat bulur, huzur duyar, coşup mânâlar saçar, hakikat ilminden bahisler açardı. Mevlânâ’ya göre, hakikatler memesinden mânâlar sütünü emip çıkaran Çelebi Hüsâmeddin’dir. Mesnevî’sinde bu mânâya işaretle şöyle der: “Bu söz, can memesinde süttür. Emen olmadıkça güzelce akmıyor. Dinleyen susuz ve arayıcı olursa, va‘zeden ölü bile olsa söyler. Dinleyen yeni gelmiş […]

Hayatı

Çelebi Hüsâmeddin Hakkında

Mevlânâ’nın kırk yıl samimiyetle hizmetinde, sohbetinde bulunan Sipehsâlâr, Risâle’sinde, Çelebi Hüsâmeddin’in değerini şu cümlelerle belirtiyor : “Hakikatte Hüdâvendigâr Hazretlerimizin tam mazharı Çelebi Hüsâmeddin idi ve bütün Mesnevî-i Şerif, onun ricası ile yazılmıştır. Bütün tevhid ve aşk ehli, kendilerine bahşedilen Mesnevî’nin yalnızca yazılması hususundu, kıyamete kadar Çelebi Hüsâmeddin’e teşekkür etseler, yine şükran borçlarını ödeyemezler.”

Hayatı

Mesnevî’nin Yazılışı

Eflâkî, Mesnevî’nin yazılıp tamamlanmasını anlattığı bahiste diyor ki: “Mevlânâ Hazretleri, asil kişilerin sultânı Çelebi Hüsâmeddin’in cazibesi ile heyecanlar içerisinde semâ ederken, hamamda otururken, ayakta, sükûnet ve hareket hâlinde dâima Mesneviyi söylemeye devam etti. Bazen öyle olurdu ki, akşamdan başlayarak gün ağarıncaya kadar birbiri arkasından söyler, yazdırırdı. Çelebi Hüsâmeddin de bunu sür‘atle yazar ve yazdıktan sonra […]

Hayatı

Hazret-i Mevlânâ’nın Bâkî Âleme Göçüşü

Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddin ile tam on beş sene güzel demler, hoş sofalar sürdü. Bu müddet zarfında bahtsızların fitne ve hücumundan uzak, huzur ve sürür içinde yaşadı. Dostlan onun cemâlinin nuruna pervane olmuşlardı. Mevlânâ, artık son anlarını yaşadığını, özlediği ebedî cemâl âlemine kavuşacağını anlamıştı. Ansızın hastalanıp yatağa düştü. Mevlânâ’nın hastalık haberi Konya’da yayıldığı zaman ahâli, şifâlar […]

Hayatı