Hayatı

Kasım 6, 2016

Hazret-i Şems ile Hazret-i Mevlânâ’nın Buluşmaları

Mevlânâ ile Şems, bu iki kabiliyet, bu iki nur, bu iki ruh, nihayet buluştular; görüştüler. Bu tarihte Şems altmış, Mevlânâ, otuz sekiz yaşında idi. Bu iki ilâhî âşık, bir müddet yalnızca bir köşeye çekilerek kendilerini tamamiyle Hakk’a verdiler ve gönüllerine gelen ilâhî ilhamlarla sohbetlere koyuldular. Sultan Veled der ki: “Ansızın Şems gelip ona ulaştı; ona […]

Hayatı

Hazret-i Mevlânâ’nın Mâşûkluk Mertebesine Erişmesi

Bu hususu Sultan Veled şöyle açıklar: “Alemdeki erenlerin derecelerinden üstün bir derece vardır ki o, mâşûkluk durağıdır. Âleme bu mâşûkluk durağına dâir haber gelmemiş; bu durakta bulunanların ahvâlini hiçbir kulak işitmemişti. Tebrizli Şemseddin zuhur edip, Mevlânâ Celâleddin’i âşıklık ve erenlik mertebesinden, bu zamana kadar duyulmamış olan, mâşûkluk mertebesine eriştirmiştir. Esasen Mevlânâ, ecelde, mâşûkluk denizinin incisiydi; […]

Hayatı

Kim, Kimi Aradı?

Hatırlara gelebilecek, “Şems mi Mevlânâ’yı aradı; Mevlânâ mı Şems’i?” sorusuna şöyle cevap verebiliriz: Şems, Mevlânâ’yı; Mevlânâ da Şems’i aramıştır. Şems Mevlânâ’ya âşık ve taliptir; Mevlânâ da Şems’e âşık ve taliptir. Çünkü âşık, aynı zamanda maşuk; maşuk aynı zamanda âşıktır. Mevlânâ der ki: “Dilberler (gönlü alıp götürenler, mânevi güzeller) âşıkları, canla başla ararlar. Bütün maşuklar, âşıklara […]

Hayatı

Hazret-i Mevlân â’nın Mânevi Yolculuğundaki Safhaları

Mevlânâ, manevî yolculuğunu, olgunluğa ermesini, şu sözünde toplamıştır. “Hamdını, piştim, yandım. ” Mevlânâ’nm pişmesi, babası Sultânü’l-Ulemâ Bahâeddin Veled ve Seyyid Burhâneddin’in feyizli nefesleriyle; yanması da Şems’in nurlu aynasında gördüğü kendi güzelliğinin aşk ateşiyledir.

Hayatı

Hazret-i Mevlânâ ile Hazret-i Şems Hakkında

Mevlânâ, Şems ile Konya’da buluştuğu zaman tamâmiyle kemâle ermiş bir şahsiyetti. Şems, Mevlânâ’ya ayna oldu. Mevlânâ, Şems’in aynasında gördüğü kendi eşsiz güzelliğine âşık oldu. Diğer bir ifadeyle Mevlânâ, gönlündeki Allah aşkını Şems’te yaşattı. Mevlânâ’nm Şems’e karşı olan sevgisi, Allah’a olan aşkının miyârıdır (ölçüsüdür); çünkü Mevlânâ, Şems’te Allah cemâlinin parlak tecellîlerini görüyordu. Mevlânâ açılmak üzere bir […]

Hayatı

Şems-i Tebrîzî Hazretleri’nin Konya’dan Ayrılışı

Şems ile buluşan Mevlânâ, artık vaktini Şems’in sohbetine hasretmiş, Şems’in nurlarına gömülüp gitmiş, bambaşka bir âleme girmişti. Şems’in cazibesinde yana yana dönüyor, İlâhî aşkla kendinden geçercesine semâ ediyordu. Bu iki İlâhî dostun sohbetlerindeki mukaddes sırrı idrakten âciz olanlar, ileri geri konuşmaya başladılar. Neticede Şems, incindi ve Mevlânâ’nm yalvarmalarına rağmen, Konya’dan Şam’a gitti (14 Mart, 1246 […]

Hayatı

Hazret-i Şems’in Konya’ya Dönüşü

Şems’in ayrılığından derin bir ıztırâba düşen Mevlânâ, manzum olarak yazdığı güzel bir mektubu, Sultan Veled’in başkanlığındaki kafileyle Şam’a, Şems’e gönderdi. Sultan Veled, kafilesiyle Şam’a vardı, Şems’i buldu ve babasının davet mektubunu, hediyelerle birlikte, saygıyla Şems’e sundu. Şems: “Muhammedi tavırlı ve ahlâklı Mevlânâ’nm arzusu kâfidir. Onun sözünden ve işaretinden nasıl çıkılabilir?” diyerek, Mevlânâ’nın dâvetine icabet etti […]

Hayatı

Hazret-i Şems’in Kayboluşu

Şems’in Konya’ya geri gelmesine herkes sevindi. Mevlânâ da hasretin sıkıntılarından kurtuldu. Artık Şems’in şerefine ziyafetler verildi; semâ meclisleri tertip edildi. Fakat huzurla, muhabbetle, dostluk içinde geçen günler pek çok sürmedi; dedikodular ve can sıkıcı durumlar yeniden başladı. Şems, o bahtsız dedikoducu topluluğun yine kinle dolduğunu, gönüllerinden sevginin uçup gittiğini, akıllarının nefislerine esir olduğunu anladı ve […]

Hayatı

Hazret-i Mevlânâ’nın, Şems-i Tebrîzî Hazretleri’ni Aramak için Şam’a Gidişi

Mevlânâ, Şems’i çok aradı. Onun ayrılığıyla, gönülleri yakan, sızlatan, nice şiirler söyledi. Onu aramak için iki kere Şam’a gitti. Yine Şems’i bulamadı. Bu son iki seyahatin tarihleri kesin olarak bilinmemekle beraber, büyük bir ihtimalle 1248-1250 yılları arasında olduğu söylenebilir. Sultan Veled’in ifadesiyle Mevlânâ, Şam’da suret bakımından Tebrizli Şems’i bulamadı ama, mânâ yönünden onu, kendisinde buldu. […]

Hayatı

Konyalı Kuyumcu Şeyh Selâhaddin Hazretleri

Yağıbasan’nın oğlu Konyalı Zerkûb (Kuyumcu) diye tanınan Şeyh Selâhaddin Feridun, Konya civarındaki bir gölün kenarında balıkçılıkla geçinen bir ailedendir. Ümmî olarak bilinen Şeyh Selâhaddin, gençliğinde Seyyid Burhâneddin’in terbiyesine girmiş, onun sohbetlerinde pişmiş, onun feyziyle olgunlaşmış kâmil bir insandır. Ayrıca Şems’in sohbetlerinde de bulunmuş, ondan da feyz almıştır. Mevlânâ ile Şems buluşmalarında, altı ay Şeyh Selâhaddin’in […]

Hayatı