Mescid

Kasım 8, 2016

Mescid

Giriş kapısı ile avluya açılan, Çerağ kapısından Türbeye, kuzey doğusundaki küçük kapıdan da Semâhâne’ye geçilen Mescid, Semâhâne ile birlikte Sultan II.Selim tarafından yaptırılmıştır. Kalem işi süslemeler bulunan geniş ve ferah kubbesi, mermer mihrâbı ve kürsüsü, ahşap müezzin mahfeli ile dikkat çekici bir zarâfete sâhiptir. Semâhâneye göre zemini yüksek tutulan mescidin kuzeybatı köşesindeki bir merdivenle yirminci yüzyıl başlarında yapılmış olan tek şerefeli minâreye çıkılır.

89

Mescidde namazları edâ etmenin yanında ism-i Celâl zikredilir ve Mesnevi okunurdu.

Mescidin üzerini örten yüksek kubbenin içi ile kubbede bulunan pencerelerin etrafı, bitkisel kalem işi motiflerle süslenmiştir.

Ahşap saçaklı, dört kubbeli son cemaat mahalli mescidin batısında bulunmakta olup, buraya açılan gri, beyaz mermer söveli, basık kenarlı giriş kapısının üzeri mukarnas işlemelidir. Girişin iki yanında sütunçeler mevcuttur. Cevizden yapılmış, zemini bitkisel motiflerle süslü kapının iki kanadının aynalığında Cin Sûresinin 18. âyet-i kerîmesi: “Ve enne’l-mesâcide li’llâhi
felâ ted‘û ma‘allâhi ehadâ” (Şüphesiz mescitler Allah’ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyiniz.) yazılıdır.

Kubbe eteklerinde, pencerelerin arasında yer alan madalyonların içerisinde kırmızı zemin üzerine beyaz-sarı renkte celî sülüs ve kûfî hattı ile “Kelime-i Tevhid” yazılıdır. Kubbe kasnağında stilize edilmiş çiçekli kartuşlar üzerinde, kapı kanatlarının aynalıklarında da bulunan: “Şüphesiz mescitler Allah’ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyiniz” âyet-i kerîmesi bir sıra beyaz zemin üzerine sarı, bir sıra kırmızı zemin üzerine beyaz renkli olarak on altı defa yazılmıştır. Kubbe geçişlerinde yer alan madalyonlarda sırasıyla “Allâhu veliyyü’t-tevfik, ni‘me’l-mevlâ ve ni‘me’r-refik.” (Başarının sahibi Allah’tır. O ne güzel dosttur, ne güzel Mevlâdır) yazılıdır.

Mescidin güney yönündeki duvarda yan yana iki adet çelenk motifinin içerisinde “Allah” ve “Muhammed” yazıları ile çelenk motifinin ortasında bulunan meyve kâsesinin altındaki kitabede “Hamdi Mustafa Rüşdi oğlu Konyalı Mahbûb tarafından 1305/1888 yılında” yapıldığı
yazılıdır. Mahbûb, Konyalı tanınmış bir kalem işi ustası ve hattatıdır. Mescidin kuzey duvarında müezzin mahfelinin üst kısmında yer alan madalyonda “Bilâl Habeşî Radiyallâhu anh” yazısı ile alttaki madalyonda Hz. Peygamber’in: “Yâ muhavvile’l-havli ve’l-ahvâl. Havvil hâlenâ ilâ ahseni’l-hâl” (Ey bütün hâlleri değiştiren Allâh’ım. Bizim hâlimizi de en güzel hâle çevir) duâsı yazılıdır. Müezzin mahfelinin alt tarafında ise müsennâ biçimde istiflenmiş “Hu” yazısı ile mescidin doğu duvarında yer alan madalyon içerisinde “Hüseyin” batı duvarında bulunan madalyon içerisinde “Haşan” yazıları bulunmaktadır.

Mescidin güney yönde ortadaki fil ayağının önüne yerleştirilen mihrabı lacivert mermerden yapılmıştır. Mihrabın aynalığında Âl-i İmrân sû

resinin 97. Âyet-i kerîmesinin: “Ve men dehalehû kâne âminâ” (Oraya kim girerse güven içinde olur) bölümü; alınlığında da “Allâh kerîm Muhammed şefi” yazıları yer almaktadır.

Mescidin minaresi son cemaat mahallinin güney batı kubbesi delinip tek şerefeli ve taştan yapılmıştır. Minarenin kaidesi üzerinde bulunan kitabe 1918 tarihlidir.

Mevlana Müzesi
About Ahmet GÜMÜŞ

https://www.facebook.com/ahmet.gumus.kentbilgisi

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir