Hz. Mevlânâ’nın Türbesi

Kasım 8, 2016

Hz. Mevlânâ’nın Türbesi

Hz. Mevlânâ’nın Hakk’a yürüyüşünden bir yıl sonra, oğlu Sultan Veled’den izin alınarak Selçuklu Sarayı’ndan Alâmeddin Kayser ile Emir Süleyman Pervâne’nin karısı Gürcü Hâtûn tarafından 1274’te Tebrizli Mimar Bedreddin’e yaptırılır.

79

Dört sütun (fil ayağı) üzerinde yükselen, güney cephesi kapalı diğer üç tarafı açık olan türbe, geleneğe uygun olarak mezar odası, gövde ve külâh kısımlarından oluşur.

Türbenin Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından yaptırılan on altı dilimli gövdesi ve külâhı, dışı turkuaz renkli çinilerle kaplandığı için “Kubbe-i Hadrâ” (Yeşil Kubbe) adını almıştır.

Gövde ile külâh arasında, gövdeyi çepeçevre saran bir şerit hâlinde lâcivert zemin üzerine beyaz sülüs hattı ile Âyete’l-Kürsî yazılıdır. Sikke motifli, altın kaplı alemi bulunan türbenin yapım kitabesi yoktur.

Türbenin zaman zaman yenilenen çinileri son olarak 1964 yılı onarımında Kütahya’dan getirtilen çinilerle değiştirilmiştir.

Hz. Mevlânâ ve oğlu Sultan Veled’in sandukaları üzerinde Sultan ILAbdülhamid tarafından yaptırılarak Dergâha hediye edilen altın ve gümüş işlemeli pûşîde örtülüdür.

Sandukanın ön tarafında 1597 yılında Maraş Mîrimîrânı Mahmûd Paşa tarafından Kalemkâr İlyas’a fevkalâde sanatkârâne şekilde yaptırılan gümüş kafes bulunmaktadır. Kafesin alınlığında şâir Mâni’nin otuz iki beyitlik Türkçe şiiri mevcuttur.

82
Gümüş kafesin hemen altında yer alan ve 18. yy.da yaptırılan Gümüş Eşik iki basamaklıdır. Mi‘râc-ı Sîmpâye de denilen bu eşik, bir hürmet ifadesi olmak üzere Şeb-i Arûs törenlerinde Hz. Mevlânâ’nın Cenâb-ı Hakk’a vuslat vaktinde yapılan duâdan sonra ziyaretçiler tarafından tazimle selâmlanıp öpülür.

Türbede, Karamanoğulları ve Osmanlılar döneminde gerçekleştirilen onarımlarm en önemlisi II. Bayezid zamanında yapılmış olanıdır. Türbenin güney duvarında iç yüzünde bulunan iki satırlık sülüs hattı ile yazılmış olan kitabede “Yeşil kubbe, Mehmed Han’ın oğlu; kendisinden yardım talep edilen Allah tarafından saltanatı teyid edilen Sultan Bayezid’in hükümdarlığı zamanında zayıf kulu Halepli Mevlevi Mehmed oğlu Abdurrahman’m elleriyle nakşedilmiştir” ibaresi yer almaktadır.

Türbenin duvarı, sütunları, kemerleri ve yıldız tonozlu üst örtüsü içten rûmî, hatâyî, hendesî ve hattî unsurların malakârî tarzında alçı kabartma üzerine kırmızı, yeşil, mavi ve altın yaldızlı kalem işiyle uygulandığı cennet temalı süslemelerle tezyin edilmiştir.

83

Kubbenin en üst kısmında bulunan yıldızın hemen altında alçı kabartma beyzî madalyon içine Celî Sülüs hattı ile müsennâ “Yâ Allah”, biraz alttaki madalyonda “El-Bâkî” yazıları mevcuttur. Yıldız Kollarının dışında kalan üçgenlerde Celî Sülüs hattı ile müsennâ “Besmele”, diğerinde ise Celî Sülüs hattı ile “Lâ ilâhe illallah” ve onun ortasında kûfî hattı ile “Muhammedu r-rasûlullah” yazılıdır.

Kubbede güney tarafındaki kasnaktan
başlayarak kuşak halinde, kırmızı zemin üzerine Celî Sülüs ve kûfî hattı ile altın varaklı, kabartmalı “Esmâ-i Hüsnâ” (Allah’ın 99 ismi) yer almaktadır. Bu bölüm Haşr sûresinin 22. âyeti ile başlamakta ve kuşakta bulunmayan isimler türbenin yan duvarlarında tamamlanmaktadır.

Türk-İslâm geleneğinde Allah’ı zikretmek maksadıyla okunan, ezberleyenlere cennet vadedilen, Mevlevî evrâdında da önemle vurgulanarak yer verilen “Esmâ-i
Hüsnâ”nm, büyük velî gönüller sultanı Hz. Mevlânâ’nm kabrinin bulunduğu alana yazılması; çiçek, meyve ve yaprak motifleri yanında ebedî hayatı temsil eden üç servi ile bir hurma ağacı ile süslenmesi Cenâb-ı Hakk’ın Yûnus sûresi 62. âyetinde sevgili kulları için buyurduğu: “Haberiniz olsun ki, Allah’ın velî kulları için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.” müjdesine mazhar olma arzusunun ifadesi olsa gerektir.

84

Fil ayaklan üzerindeki dört kemerin alınlıklarında Kûfî hattı ile “Yâ Allah” ve “Yâ Ahmed” yazıları yer almaktadır.

Türbenin güney duvarında yer alan pencerenin altında alçı kabartma üzerine altın varakla Muhakkak hattı ile müsennâ “Besmele” ve onun üstüne girift olarak Kûfî hattı ile “Eûzü billâhimine’ş-şeytâni’r-racîm” ibareleri yazılmıştır. Bu yazının tam ortasındaki madalyonda Celî Sülüs hattı ile “Allah”, Besmele’nin sağındaki madalyonda “Muhammed”, solundaki madalyonda ise “Mustafa” isimleri mevcuttur.

Güneybatı fil ayağının kuzey ve doğu yüzlerinde üst kısma yakın Ma‘kılî hattı ile “Kelime-i Tevhîd”; hemen alttaki
yuvarlatılmış kısımda Celî Sülüs hattı ile müsennâ Fâtiha sûresinin ilk âyeti, altında da yarısı sağdan diğer yarısı da soldan olmak üzere Ğâfir sûresinin 65. âyeti; batı yüzünde de yine aynı hatla müsennâ “Yâ Hannân”, üst kısmında da kûfî hattı ile müsennâ “Yâ Mennân” yazılıdır. Güneydoğu fil ayağında da hemen aynı yazılar mevcuttur.

Kuzeydoğu fil ayağının batı yüzünün üst kısmında alçı kabartma üzerine altın varakla Celî Sülüs hattı ile “Hüve’l-Hallâku’l-Bâkî” ibaresi ile, kemer motiflerinin altında kalan dikdörtgen yazı panosunda Farsça Ta‘lîk hattı ile yazılmış “Hizmet edene hizmet edildi, yalnız kendini düşünen mahrum edildi” meâlindeki beyit yer almaktadır.
Sütunçenin üst kısmında lâciverd zemin üzerine altın varakla Ma’kılî hattı ile “Kelime-i Tevhîd”, hemen üstünde de “Allah, Muhammed, Ebûbekir, Ömer, Osman, Ali” isimleri helezonik olarak yazılmıştır. Kuzey yüzündeki kare kompozisyonun üzerinde de “Celî Sülüs hattı ile “Yâ Hû” ve “Yâ Mansûr” ism-i celîli ve Hûd sûresinin 88. âyeti ortadan bölünerek sağdan sola soldan sağa Celî Sülüs ve Kûfî hattı ile yazılmıştır. Bu yazının hemen altında da Kûfî hattı ile müsennâ Cenâb-ı Hakk’m “Mâlike’l-Mülk yâ ze’l-Celâli ve’l-İkrâm” isimleri yer almaktadır.

Kuzeydoğu fil ayağında bulunan tezyinat ve hat unsurların hemen aynısı kuzeybatı fil ayağında da uygulanmıştır.

Mevlana Müzesi
About Ahmet GÜMÜŞ

https://www.facebook.com/ahmet.gumus.kentbilgisi

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir